11111 300x278 5 Hafta oldu ve Toplamda 15 Kilo VerdimHerkese Merhaba!

Başlıkta da belirttiğim gibi toplamda 15 kilo verdim… yani 157 kilodan 142 kiloya düştüm… Ne kaldı dersiniz? Kaldı 65 kilo…

Kolay mı? Kesinlikle değil.. Dile kolay… 36 senenin beslenme alışkanlığı değişiyor. Doktorum Sayın Hakan Ertok‘un gözetiminde zayıflamaya devam ediyorum…

Son yazımda size “yarın yeme programımı” yazacağım demiştim. Biraz gecikmeli de olsa  bunu bugün yapacağım…

Beslenme alışkanlığı nasıl değişir? Yiyerek nasıl zayıflayabilirim?” diyenler için uyguladığım beslenme tablosu şöyle..

Sık yiyerek az ve öz beslenmek. Öğün atlamamak. (bunları kulağıma küpe ettim)

Aşağıda ki beslenme programı kişiye özel bir beslenme programıdır. Yani benim testlerim sonucunda ortaya çıkan bir program. Buna rejim olarak adlandırmıyoruz. Bunun altını öncelikle çizmem gerekiyor.

Neler Yemiyorum?

Çok fazla tuz, unlu mamüller, şeker ve şekerli maddeler…

KAHVALTI

Sabah kahvaltısını sabah 7 ile 9 arasında almam gerekiyor… 2 dilim esmer veya tam buğday ekmeği (Tost ekmeği kalınlığında ve büyüklüğünde)… Şekersiz çay veya bitki çayı.. Peynir, 5-6  adet zeytin , domates, biber ve salatalık.(Mevsimine göre)

Şimdi bu süre zarfı içerisinde bu şekilde mi kahvaltı yaptım?  Tabi ki hayır… Bu malzemleri yeri geldiğinde farklı şekillerde kullandım.  Mesela domatesin üzerine çok hafif bir zeytin yağ gezdirdim. Kimi zaman 2 dilim ekmek arasına peyniri ve domatesi kattım ve tost makinesinde kızarttım. Tabi yağsız bir şekilde. Kullandığım peynir klasik beyaz peynir ama 1 gün önceden suda beklettim ki tuzunu az biraz alsın diye…

Çay mevzusu önemliydi… Ben senelerdir ince belli standart bir bardakta… 2 kaşık şeker koyarak çay keyfime varırdım… Hatta görenler “şerbet mi içiyorsun mübarek?” derdi. Hakan Bey’e bu mevzuyu sorduğumda.. bu alışkanlığımı değiştirmem gerektiğini söyledi. Çayı ya şekersiz içmeliydim yada çok az bal takviyesi yapabilirdim… Sonradan düşündüm… Evde içtiğim çaya bal takviyesi yapabilirdim… ama zamanla o oran gittikçe artabilirdi. Üstelik her hangi bir yerde, belki de bir iş toplantısında… Size bir çay ikram ettiklerinde “Benim ki az buçuk ballı olsun” diyemessiniz… icon smile 5 Hafta oldu ve Toplamda 15 Kilo Verdim “. O yüzden şekersiz çay içmeye karar verdim. 5 haftadır şekersiz çay içiyorum. Alıştım mı derseniz.. Henüz alışmadım ama 2 bardak çayı şekersiz bir şekilde içebiliyorsam… demek ki… bazı şeyler değişecek…

Birde ben sürekli “Üçü bir arada” diye tarif ettiğimiz standart nescafelerden günde 4-5 bardak içerdim. Bunu da teke indirim… ve tabi ki ikisi bir arada şeklinde… Hakan Bey’in önerisi nescafe için şöyle oldu. “Nescafe’yi iç. şekersiz iç ama süt tozu kullanma “ dedi. “Onun yerine normal pastörize süt takviyesi yap” dedi.

Şu 5 haftaya bakıyorum da… herhalde toplasanız 4 bardak nescafe içmişimdir. Yani Nescafe’de uyguladığım bu programda hayatımdan büyük bir oranda elendi gitti. Aramıyorum desem yeridir…

SAAT 11-12 ARASI ARA ÖĞÜN

Bu zaman diliminde ceviz, fındık gibi çerez diye tabir ettiğimiz ürünlerden bir avuç kadar yedim. Ama her zaman değil. Kimi zaman da meyve veya sebze beslenmesi yaptım… Mesela bana izin verilen meyveler mevsimine göre kavun, karpuz, armut, şeftali, erik, elma, Salatalık, muz, Hurma (ki bu meyve’yi hakan bey kesinlikle önerdi.. Çünkü fena halde tok tutuyor). Üzüm’den kaçınmamı söyledi. Şeker ihtiyacımı bu meyvelerden görüyorum. Ve ilk günlerin zorluğu dışında.. bu meyveler hayatımın büyük bir oranında olmaya başladı… Eskiden yediğim pasta, çukulata ve bir çok marketten kolaylıkla aldığımız raf ömrü uzasın diye katkı maddeleri ile doldurulmuş ürünleri yediğim düşünülürse.. cidden önemli bir başarı sağladım… Canım istemiyor mu? Ne yalan söyleyeyim..? Olsa da olur… olmasa da olur durumundayım… Özellikle Hakan Bey’in seanslarından sonra anlıyorum ki… Akupunktur’un bu noktada gerçekten çok büyük artıları var…

SAAT 13-14 ARASI ÖĞLE YEMEĞİ

Bir dilim esmer ve tam buğday ekmeği… Sebze yemeği… su ve yağdan arındırılmış. Mevimine göre her şey olabilir. Yada makarna yiyebiliyorum  Tabi koca bir tabak değil  ve kesinlike eskisi gibi bol yağlı.. soslu falanda değil.. çok az yağlıi, iyi pişmiş bir makarna. Yine istersem az biraz pirinç pilavıda yiyebilirim. Ama miktar yine çok önemli. Hakan Bey normal Pirinç pilavından ziyade Bulgur pilavını öneriyor. Cacık veya yoğurtla zaten tadına varıyorsunuz…

SAAT 15-16 ARASI

Bu ara öğünde yine meyve veya salatalıkla geçiştirme yapabiliyorum. Yemediğseniz o çerezleri bu saatde alabiliyorum mesela…

Saat 18-19 ARASI

Akşam yemeğinde 1 dilim esmer ekmeğim var yine. Duruma göre sebze yemeği… yemediysem pilav veya makarna alabiliyorum. Haftada 2 gün tavuk, et veya köfte yiyebiliyorum. Hoş itiraf ediyorum ki ben haftada kimi zaman 3-4 gün et yedim ki.. Bu genelde en pratik pişen yemek et  olduğu için herhalde…

19′dan sonra yemek faslını kapatıyorum. Oldu da canım gerçekten bir şey istediği zaman yine bir meyve ile biraz ruhumu okşuyorum. Ama çok değil. Mesela bu gece saat 21 civarında (söylemesi ayıptır) bir sulu şeftali yedim…

Peki ben bu yeme içme dışında neler yapıyorum? Her gün yürüyorum. 1 saat boyunca kendimi sokaklara atıp tempolu bir şekilde yürüyüş ve ter atma seansları. Yediklerimiz belli. Tamam eskisi kadar kalori yok ama bir şekilde yine de az buçuk kalori yakmak gerekiyor değil mi? İşte bende öyle yapıyorum…

Şimdi diyebilirsiniz… Bu adam 15 kiloyu nasıl bu kadar çabuk verdi diye. Şimdi arkadaşlar… benim kilom 157 kiloydu. Hakan Bey’in bana söylediği şuydu. “İlk etapta hızlı kilo vereceksin. Vücüttaki fazla su gidecek.Sonra vücüt oturduktan sonra kilo verme yavaşlayacak” dedi. Yavaşlama olsun veya olmasın. Rehavete kapılıp eski alışkanlıklardan arınalımda… Dediğim gibi… Rejim yapmıyorum. Sağlıklı beslenerek ve beslenme alışkanlığımı değiştirek zayıflıyorum…

Hepinize sağlıklı günler…

One Response to “5 Hafta oldu ve Toplamda 15 Kilo Verdim”

    Bir Akupunktur Seansı Nasıl Geçiyor? | Dr. Hakan Ertok Yönetiminde Zayıflama Programı - Sende Volkan'la Zayıfla
    Ağustos 14th, 2011 at 22:59

    [...] İŞTE VOLKAN’IN BESLENME PROGRAMI [...]

Yorum Kismi

157 kilodan 82 Kiloya düşmek... Bütün mesele bu.