Bu yazıyı yeniden gündeme getirerek, akupunktur tedavisinin sadece zayıflama tedavisi olarak algılanmasının önüne geçmek istiyorum…Çünkü bu konuda hala daha sıkıntı yaşanmakta.Ne yazık ki meslektaşlarımızın bir kısmının, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaları neticesi; akupunktur hakkında gelişi güzel yorumlar  yapılmakta; böyle bir tedavi şeklinin tıpta yerinin olmadığı yada sadece zayıflamada etkili olabileceği, hiçbir hastalığı tedavi etmediği ileri sürülmektedir…Peki gerçekler nedir?

Vücudumuzda yaklaşık 80 trilyon hücre var.Bu trilyonlarca hücre, bizim tıpta “homeostazis” adını verdiğimiz farmakolojik bir denge ortamında kardeşce yaşamakta.Tüm dengeler korunduğu ve farmakolojik sistemler (yani vücudumuzun içinde yaradılıştan gelen ilaç sistemi) bozulmadığı sürece, sağlıklı yaşam devam eder; bozulduğu zaman da hastalıklar ortaya çıkar.Vücudumuzda tüm dengelerin korunması; işte, bu doğal ilaçlarımız sayesinde gerçekleşmekte ve böylece her doku ve organlardan sorumlu sistemler sağlıklı çalışmakta… Örneğin “Bağışıklık Sistemi”miz başlı başına bir antibiyotik üretim merkezidir.Bulunduğumuz ortamda bizleri her an hasta edecek kadar pusuda bekleyen mikropların hasta edici etkilerinden bu muhteşem ilaç sanayimiz sayesinde korunmaktayız.Biz o mikropları görmediğimiz halde, bu sistemimiz onları hemen tanımakta ve anında etkisiz hale getirmektedir…hem de bizim hiç haberimiz olmadan bunlar olmaktadır, ruhumuz bile duymamaktadır.

Yine bir örnek verecek olursak; midemizin ürettiği ve salgıladığı hidroklorik asid (mide asidi), normalde salgılandığı kendi dokusuna yani, mide mukozası dokusuna çok ciddi zararlar verecek kadar asidik yapıdadır ve tehlikelidir.Peki nasıl oluyor da; mide, ürettiği asidinden korunuyor?… Midemizin mukozasını oluşturan hücrelerin oluşturmuş olduğu koruyucu ilaç tabakası sayesinde korunuyor…yani üretilen asid; bu mukoza ilaç bariyerini bozan bir hastalık hali oluşmadığı sürece, hiçbir zaman mideye zarar vermiyor…

ikinci bölümde devam edeceğiz….

ÖNEMLİ NOT: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir