Şimdi de gelelim işin diyet kısmına…Sadece diyet yapmak kalıcı zayıflatır mı? Biz hekimler, diyeti; hastada klinik olarak metabolik,hormonal ve damarsal bir hastalık tesbit edilmişse uygulama yoluna gideriz. Eğer, kişinin şişmanlığının sebepleri arasında; şeker hastalığı,tiroid hormon bozukluğu (hipotiroidi), kalp-damar hastalığı, kolesterol metabolizma bozukluğu, böbreküstü bezi hormonal hastalıkları gibi organik hastalıklar yer alıyorsa; ancak o zaman, diyet uygulanması gerekir. Bunlar dışındaki sebeplerle oluşan şişmanlıklarda diyet vermek yada uygulatmak, tabiri yerindeyse tam bir “cinayettir”…Çünkü hiç yoktan insülin direncine sebep olunur.

Diyet uygulamasını gerektiren şişmanlıkların tedavilerinin “Endokrinoloji” yani, hormon hastalıkları uzmanları tarafından yapılması gerekir. Bu hastalarda mutlaka diyet uygulanmalıdır. Akupunktur tedavisi bile olumlu sonuç vermez. Çünkü, asıl hastalığın diyet yanında  ilaçla tedavisinin de yapılması gerekir. Akupunktur tedavisinin etkili olduğu şişmanlık gurubunda, kilonun asıl nedenleri; hareketsiz yaşam, düzensiz ve öğün atlayarak beslenme, aşırılaşmış iştah, az su içme ve  kabızlıktır. Bu gurup hastalara, diyet uygulanmamalıdır.

Ne yazık ki, ülkemizde; bazı diyetisyenler (mesleğinin sınırlarını bilerek çok düzgün görev yapan değerli diyetisyenleri kesinlikle hariç tutuyorum) ortalığı kasıp kavurmaktadır. Hele hele, hastanede istihdam edilmiş olanları, beyaz önlüklerini de giyerek; hastaların kendilerine “Doktor bey, Doktor hanım” diye hitap etmelerinden hiçbir rahatsızlık duymadan, daha da cüretkar davranarak; ezberledikleri bir takım tahlilleri de hastalardan istemek suretiyle hekimliğe soyunmaktadırlar.Hekimlik bu kadar kolay mı?…Bir sağlık memuru, ebe ve hemşire kadar bile tıbbi eğitimi olmayan bu kişilerin, kamu önünde doktor edasıyla hizmet vermeye çalışmalarının takdirini sizlere bırakıyorum…Kilo sorununuz, diyeti gerektirecek şekilde organik hastalıklarla ilişkili olsa bile, bir uzman hekime muayene olmadan sadece diyetisyenlere başvurmayınız.Hekimlik sanatının tarz-ı icrasına dair kanunun birinci maddesi; insanlar üzerinde teşhis ve tedaviye yönelik uygulama yapma hakkı ve yetkisinin, tıp doktorları ile diş hekimlerine ait olduğunu açık ve net bir dille belirtir.

Özetle, tek başına kilo tedavisinde diyet yeterli değildir ve diyetisyenler bu işin bir bölümünde yer alırlar. Uzman hekim, diyeti öngördüğü hastalarda kaç kalorilik bir diyetin verilmesi gerektiğini planlar ve hastayı diyetisyene göndererek, bu planlanan diyetin gündelik  hayata somut olarak dönüşmesini sağlar.Yani diyetisyenin tek görevi vardır; o da, uzman hekimin planlamış olduğu diyeti günlük pratiğe dökmektir.Yoksa, bir doktor gibi davranıp, tahlil istemek yada bir takım teşhisler koymak değildir. Zaten böyle bir davranış da ahlaksal değildir. Yetkileri de yoktur.

III.bölümde yazımıza devam edeceğiz.

ÖNEMLİ NOT: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir