Tesbit ettiğimiz kulak akupunktur noktalarına altın yada gümüş iğneleme yapılır.Seanslar 20 dakika sürmektedir.Aylık kilo verdirme hızının 2-5 kg.aralığında olması gerekir.

Akupunktur tedavisi ile, beyindeki açlık-tokluk merkezinin sinirsel işlevleri normalleşir, artmış olan mide asid seviyesi düzelir.Hepsinden önemlisi de, kişinin depressif duyguları iyileşir.

Bu arada vücudumuzda her gün yaşadığımız açlık-tokluk duygularının fizyolojik temelleri üzerinde biraz açıklama yapayım.Çünkü bu, şişmanlık olgusunun,daha doğrusu hastalığının daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır…Normalde sağlıklı olan bir kişide, açlık ve tokluk merkezleri denge içinde çalışır.Beynimizde birbirine oldukça yakın konumda, açlık ve tokluk merkezleri yer alır.Kan şekerimiz düşmeye başladığı zaman ve beraberinde mide asid salgısı artmaya başladığı zaman, beynimizdeki açlık merkezi uyarılır ve açlık hissetmeye başlarız.Böylelikle beynimiz bizi, karnımızı doyurabileceğimiz yerlere yönlendirir.Görüldüğü gibi, açlık merkezinin asıl görevi, bizi yemek yemeye yöneltmektir.

Yemek yiyeceğimiz yeri ve sofrayı bulduktan sonra da, ilk lokmayı ağzımıza koyduğumuz andan itibaren açlık merkezimiz devre dışı kalır; tokluk merkezimiz devreye girer.Mide çeperi içinde, doğrudan tokluk merkezimizle bağlantı içinde bulunan özelleşmiş sinir gerilme  reseptör sonlanmaları bulunmaktadır.

Midemize giren her lokma, mide çeperinde bulunan gerilme reseptörlerini harekete geçirerek,doğrudan tokluk merkezine midemizin hacimsel olarak doyma derecesi hakkında bilgi verir.İşte eğer, bu noktada, bilgi akışında bir gecikme yada kesinti olacak olursa; mide sürekli gıdalarla dolup taştığı halde, üst merkezlere,tokluk merkezine bilgi akışı tam olmadığı için yeterli bilgi gitmez.Dolayısıyle,midemizin hacmi olduğundan daha fazla genişlemeye başlar.Genişledikçe de, doymayı bilmez; doymayı bilmedikçe de tokluk merkezi iyice dumura uğrar ve çok güçlü bir kısır döngü meydana gelir….İşte o korktuğumuz şey başımıza gelmeye başlar…yani şişmanlık!…Bir de bunun üstüne, içtiğimiz su miktarını kısıp,hareketsiz bir yaşam sürdürürsek, morbid obesite dediğimiz,hastalık derecesinde aşırı şişmanlık tablosu gelişir.

Demek ki bizi şişmanlatan açlık merkezi değil; tokluk merkezidir…

Akupunktur tedavisine ek olarak kesinlikle diyet vermemekteyiz.Bunun yerine,hepimizin için de geçerli olan sağlıklı beslenme kurallarını öğretip uygulatmaktayız.Bu kurallar :

1-     Günde üç öğün mutlaka yenmelidir

2-     Bu üç öğün beslenme 4-6 saat aralıklarla yapılmalıdır.

3-     Gece yatmazdan üçsaat öncesi yemek yenmemelidir.

4-     Günde en az 2-3 litre su içilmelidir.

5-     Kolalı,asidli içecekler,gazoz ve hazır meyve suları (ambalajlarında %100 doğal yazsa bile) içilmemelidir.

6-     Mutlaka kepekli,esmer ekmekler tercih edilmelidir.

7-     Beyaz şeker asla kullanılmamalıdır.

8-     Her türlü unlu mamüllerden uzak durulmalıdır.

9-     Bisküvi,kraker (kepeklisi,çavdarlısı olsa bile) tüketilmemelidir

10- Her türlü alkollü içkilerden uzak durulmalıdır.

11- Haftanın en az üç günü, en az yarım saat tempolu yürüyüşler yapılmalıdır

12- Hergün iki öğün karışık salata sofradan eksik edilmemelidir.

13- Haftanın 2-3 günü mutlaka deniz balığı tüketilmelidir.Yetiştirme,kültür balıklardan uzak durunuz.

14- Tatlı ihtiyacınızda haftada 2-3 diş bitter çikolata yenilmelidir.

15- Bol bol sebze ve meyve tüketilmelidir.

Tabii ki, bu kuralları onlarca madde uzatmak mümkün.Buradaki temel anlayışı ve bakış açısını anlamış durumdasınız.Bu listeyi bu bakış açısıyla sizler de uzatabilirsiniz,eklemeler yapabilirsiniz.

Evet….zayıflama konusunda söyleyeceklerim şimdilik bu kadar.Bu konuda,sorularınız yada yorumlarınız oldukça, açıklamalarıma devam edeceğim.Bu yazı dizimizi iyice okuyun,gerekirse defalarca okuyun.Sorularınız olduğunda ben buradayım,her zaman yanınızda ve hizmetinizdeyim…

ÖNEMLİ NOT: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir