DEPRESYONDA MISINIZ? ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUZ MU VAR?..(I)

Günlük modern yaşantıda, hangimiz anksiyete bozukluğu yada depresyonik durumlar yaşamıyoruz?..Hemen hemen hepimiz, bu duygu dalgalanmalarına bir şekilde maruz kalıyoruz.Fakat bu maruz kalmalar çok sık olmadığı sürece ve de en önemlisi, sosyal hayatımızı patolojik düzeyde olumsuz etkilemediği sürece, masumdurlar ve hemen tedavi gerektirmezler.Hatta, içgüdülerimizin ve hayatın zorluklarına karşı verdiğimiz savaşa dayanma direncinin artmasına bile yardımcı olurlar; […]

AKUPUNKTUR NELERİ TEDAVİ EDER?..(2)

Bedenimizin yaradılıştan gelen bunca savunma mekanizmaları ve sistemleri varken; her hastalıkta, hemen ilaç tedavisi uygulamak doğru mudur?..Tabii ki, doğru değildir.Biz, harika mekanizmalarla donatılan vücudumuza güvenirsek; çoğunlukla iyi klinik sonuçlar alabiliriz.Yeter ki, bedenimizin ilaç (farmakolojik ) dilini iyi bilelim. Akupunkturun tedavi edebildiği ve Dünya Sağlık Örgütü’nün bilimsel olarak onayladığı yüzlerce hastalık mevcuttur.Bu hastalıkların neredeyse tamamına yakını […]

AKUPUNKTUR NELERİ TEDAVİ EDER?…(1)

Bu yazıyı yeniden gündeme getirerek, akupunktur tedavisinin sadece zayıflama tedavisi olarak algılanmasının önüne geçmek istiyorum…Çünkü bu konuda hala daha sıkıntı yaşanmakta.Ne yazık ki meslektaşlarımızın bir kısmının, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaları neticesi; akupunktur hakkında gelişi güzel yorumlar  yapılmakta; böyle bir tedavi şeklinin tıpta yerinin olmadığı yada sadece zayıflamada etkili olabileceği, hiçbir hastalığı tedavi etmediği ileri sürülmektedir…Peki gerçekler nedir? Vücudumuzda […]

AKUPUNKTUR TEDAVİSİNE GENEL BİR BAKIŞ

Akupunktur tedavi yöntemi, günümüz modern tıp bilimine entegre olmuş durumdadır.Son zamanlarda, tıbbın, sanki çeşitleri varmış gibi; “Alternatif Tıp”, “Tamamlayıcı Tıp”, “Naturel Tıp” adı altında isimlendirmeler çok sık kullanılmakta ve akupunktur da, böyle tanımlanmakta…Peki, bu isimlendirmeler doğru mudur?..Kesinlikle doğru değil!.. Tıp bilimi; kuralları belirlenmiş, laboratuar ve klinik verilerle vakaları tanımlama özelliğine sahip,kanıta dayalı bir bilimdir.Akupunktur da,tıbbın kendisidir.Dolayısıyla […]

ŞİŞMANLIK ÜZERİNE BİR SOHBET…

Sağlık sorunu oluşturacak düzeydeki tüm fazla kiloların, tıbben müdahale edilmesi şarttır. Özellikle göbek çevremizin gün geçtikçe artmaya başlaması, gıdımızın belirginleşmesi ve katmer yapması; bize, tedavi için gereken yolun izlenmesi konusunda uyarıcı olması gerekir. Daha önceki yazı dizilerimizde de (sitemizin 2.sayfasındaki “Şişmanlık Kader mi?” makaleleri..) belirttiğimiz gibi; eğer şişmanlığın altında yatan organik kökenli bir hastalık yoksa, […]

SINAV STRESİ ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – II

SBS sınavına sayılı günlerin kaldığı bu günlerde, çocuklarımızın heyecanını, stresini  görmemek elde değil. Peki, çocuklarımızın bu heyecanı ve stresi normal midir? Tıbben müdehale edilmesi gerekir mi?..Hemen cevabını verelim; bu heyecan ve stres tabiiki de çok normaldir ve yaşanması gerekir. Normal bir başarının elde edilmesi için, normal dozlarda heyecan ve sınav kaygısının mutlaka olması gerekir ki; yoksa, […]

TÜP BEBEK ve AKUPUNKTUR

Akupunktur; beş bin yıldan daha fazla bir süredir insan sağlığı için uygulanan ve son yıllarda batıda yapılan yoğun araştırmalar sonucunda, gittikçe yaygınlaşan bilimsel bir tıp dalıdır.Akupunktur; iğne, lazer gibi uyaranların vücut üzerinde tanımlanmış belirli akupunktur noktalarına uygulanması ile sinirsel iletişimi düzenleyip, otonom sinir sisteminin sempatik ve parasempatik bölümleri arasındaki dengeyi kurarak organizmanın sağlığa kavuşmasını amaçlar. […]

MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – IV (SON)

Kronikleşmeye çok meyilli olan ve çabucak kronikleşen migrenin akupunktur ile tedavisi, oldukça sabır isteyen bir iştir.Migrenin akupunktur ile tedavisinden olumlu sonuç alma olasılığı yüksektir.Vücudun doğasında yer alan farmakoloji akupunktur tedavisi ile etkin hale gelir ve migrenin iyileşmesinde olumlu katkılar sağlar.Ne yazık ki; yazılı ve görsel basında, ulusal yayın yapan TV kanallarında akupunktur denince, hep kilo […]

MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – III

Klinikte migren’e en sık olarak 16-35 yaşları arasında, bayanlarda daha fazla rastlamaktayız.Görülme sıklığı 50’li yaşlardan itibaren azalır. Ağrı, zonklayıcı bir ağrıdır. Başın bir yarısını tutar.Bazı hastalarda ağrı, yarım baş ağrısı şeklinde başlayıp, daha sonra başın tamamını kaplayacak şekilde yayılır. Ağrının süresi ve şiddeti çok değişkendir, hastadan hastaya değişir. Ancak şu varki; ağrı krizi geldiği zaman […]

MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – II

Yeniden hepinize merhaba…Berlin’den döndüm…Yurtdışında olduğum süre içinde ne yazık ki sizlerden ayrı kaldım ve yazı dizimize devam edemedik.Lütfen beni mazur görünüz.Migren ile ilgili yazımıza kaldığımız yerden devam edelim… Migren’in öncelikle tehlikeli bir hastalık olmadığını belirtmek gerekir.Kişiyi sakat bırakmaz, ölümüne neden olmaz. Migren terimi yerine, damarsal  baş ağrısı terimi de kullanılmaktadır.Bu özdeş terimleri,migrenli hastalarımızın bilmesinde fayda […]