MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – IV (SON)

Kronikleşmeye çok meyilli olan ve çabucak kronikleşen migrenin akupunktur ile tedavisi, oldukça sabır isteyen bir iştir.Migrenin akupunktur ile tedavisinden olumlu sonuç alma olasılığı yüksektir.Vücudun doğasında yer alan farmakoloji akupunktur tedavisi ile etkin hale gelir ve migrenin iyileşmesinde olumlu katkılar sağlar.Ne yazık ki; yazılı ve görsel basında, ulusal yayın yapan TV kanallarında akupunktur denince, hep kilo […]
MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – III

Klinikte migren’e en sık olarak 16-35 yaşları arasında, bayanlarda daha fazla rastlamaktayız.Görülme sıklığı 50’li yaşlardan itibaren azalır. Ağrı, zonklayıcı bir ağrıdır. Başın bir yarısını tutar.Bazı hastalarda ağrı, yarım baş ağrısı şeklinde başlayıp, daha sonra başın tamamını kaplayacak şekilde yayılır. Ağrının süresi ve şiddeti çok değişkendir, hastadan hastaya değişir. Ancak şu varki; ağrı krizi geldiği zaman […]
MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – II

Yeniden hepinize merhaba…Berlin’den döndüm…Yurtdışında olduğum süre içinde ne yazık ki sizlerden ayrı kaldım ve yazı dizimize devam edemedik.Lütfen beni mazur görünüz.Migren ile ilgili yazımıza kaldığımız yerden devam edelim… Migren’in öncelikle tehlikeli bir hastalık olmadığını belirtmek gerekir.Kişiyi sakat bırakmaz, ölümüne neden olmaz. Migren terimi yerine, damarsal baş ağrısı terimi de kullanılmaktadır.Bu özdeş terimleri,migrenli hastalarımızın bilmesinde fayda […]
MİGREN ve AKUPUNKTUR TEDAVİSİ – I

Migren gerçekten kişiyi, her yönden çok olumsuz etkileyen hatta kendinden bezdiren bir baş ağrısı rahatsızlığıdır.Kelime anlamı, yarım baş ağrısı demektir.Tarihte migrenli birçok tarihi şahsiyet var..Örneğin, Van Gogh ve Picasso gibi…Van Gogh resimlerinde ağırlıklı olarak sarıyı kullanmış, ışığı hareli şekilde göstermiştir.Picasso da, düşey yarıklar ile kayık yüz parçalarını resimlerinde kullanmıştır.Bu iki ünlünün dışında da Claude Monet, […]
DR.HAKAN ERTOK İLE SÖYLEŞİ

1) Akupunktura olan ilginiz ne zaman başladı? Neden akupunkturu seçtiniz?Çünkü Türkiye de pek uzman yok bu konuyla ilgili galiba? Kendinizi nerelerde geliştirme imkanı buldunuz? Akupunktura ilgim aslında,Tıp Fakültesi yıllarında başladı. Ben 1989 Uludağ Üniv.Tıp Fak. Mezunuyum. Tabii o zaman, daha henüz internet yok, yerli yayın hiç yok, yabancı yayına zaten kolay ulaşılamıyor.O nedenle,o yıllarda akupunktur konusunda […]
ŞİŞMANLIK KADER Mİ?…BÖLÜM V (SON)

Tesbit ettiğimiz kulak akupunktur noktalarına altın yada gümüş iğneleme yapılır.Seanslar 20 dakika sürmektedir.Aylık kilo verdirme hızının 2-5 kg.aralığında olması gerekir. Akupunktur tedavisi ile, beyindeki açlık-tokluk merkezinin sinirsel işlevleri normalleşir, artmış olan mide asid seviyesi düzelir.Hepsinden önemlisi de, kişinin depressif duyguları iyileşir. Bu arada vücudumuzda her gün yaşadığımız açlık-tokluk duygularının fizyolojik temelleri üzerinde biraz açıklama yapayım.Çünkü […]
AKUPUNKTUR, NEDEN İLAÇSIZ BİR TEDAVİDİR?

Bir yumurta ve spermin birleşmesi ile ana rahminde oluşan cenin,tüm organ ve doku sistemlerinin tamamlanması sonucu doğum eylemi ile dünyaya doğar.Erişkin bir vücudda,yaklaşık olarak 60-70 trilyon hücre bulunmaktadır.Bu 60-70 trilyonluk dev hücre topluluğu,mükemmel bir iç ortamda ölüm anına kadar yaşar,tüm metabolik ve biyokimyasal süreçleri bu ortamda gerçekleştirir.Bu mükemmel iç ortamın bünyesinde, çok mükemmel işleyen dev […]
Şişmanlık ve Akupunktur ile ilgili Soru ve Cevaplar

Şişmanlık sorunu ile uzun süre mücadele eden herkes, Akupunktur ile kalıcı ve sağlıklı bir şekilde zayıflayabilir. Konu ile ilgili tüm sorularınızı aşağıdaki yorum penceresine yazarak sorabilirsiniz.
Kısırlığın Akupunktur Tedavisi İle İlgili Soru ve Cevaplar

Kısırlık sorunu ile uzun süre mücadele eden çiftler, Akupunktur ile sağlıklı çözümlere kavuşabilmektedir. Konu ile ilgili tüm sorularınızı aşağıdaki yorum penceresine yazarak sorabilirsiniz.
Astım Hastalığının Akupunktur ile Tedavisi

Astım’ın Belirtileri Nelerdir? Astım Bronşiyale,toplumda en sık görülen kronik karakterli bir kaç hastalıktan biridir. Hastalık her yaş grubundan kişileri etkilemekte ve bazı durumlarda ölüme bile sebebiyet vermektedir. Ayrıca hastalığın prevalansının yapılan çeşitli araştırmalarla çocuk ve genç erişkinlerde artış gösterdiği anlaşılmıştır. Yapılan çalışmalarda ülkemizde erişkinlerde % 2-4, çocuklarda % 6-8 civarında astımlı vaka olduğu gösterilmiştir. Son […]